trendyol-a1banner
Son Dakika
B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj……

B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj……

B.A.D.H.P Genel Başkanla  Ankara Keyif Haber’e Özel Ropertaj

DSCF4712 250x180 B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj......

Genel Başkan Sayın Sabri Örnek ile Yaptığımız röportajın aynı zamanda güncel tartışmalara da ışık tutacaktır..

Sayın Genel Başkanla Yaptığımız Özel Röportaj…..

  •          SAYIN GENEL BASKAN HUKUMET MİT PKK İMRALI GORUSMELERI HAKKINDA GORUSLERINIZ NELERDIR….?

– Sayın Demirel; halkımızın yuzde 70’ı imralıdakı ve bunun siyasi uzantıları olan bdp ve diğer dağ kadrosu ile görüşmeye hayır,yuzde 88’i eyalet sistemine hayır diyor..Buda son 12 haziran genel seçim sonuçlarına bakılıp değerlendirilmeye alınır ise yüzde 12 oy kaybı demektir..

16710 103148409861606 1491656517 n 180x125 B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj......Bölünme korkusu içindeki halk başkanlık sistemine hayır diyor,karşı çıkıyor.Pkk  ile masaya oturulması iktidar partisine ciddi anlamda oy kaybettirdi,özellikle iç anadolu bölgesi ve akdeniz bölgesinde chp ve mhp’nin oylarında ciddi anlamda oy artışları var. Karadeniz’in bu konudaki  hassasiyeti malumunuz  ciddi anlamda karadeniz bölgesi halkı bölünmeyi istememekde Ege ıse keza ciddi manada bu konuda  önemli hassasiyet göstermekde bölünme arzu ve isteklerine çok ciddi anlamda set çekmekdedir.Türkiye’de gidişatın kötüye gittiğine inananların sayısının oranı yuzde 58’in üstünde.Halkın yüzde 70’ının üstünde bir kesim pkk ile görüşmeleri  onaylamıyor,halkın yüzde 68’i bölünme korkusu yaşıyor.DSCF4715 180x125 B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj......Halkın yüzde 87’si mevcut parlamenter sistemin korunmasından yana.Halkımızın yüzde 75’i pkk nın  silah bırakıp yurt dışına çıkacağına inanmıyor.Nitekim  şu zamana kadar gelinen nokta o da hükümetin açıkladıgı ,pkk nın yüzde 15’inin  silah bırakıp yurt dışına cıkdığı yönünde.Yine bağımsız kaynaklara göre pkk dağ kadrosunun  bu süreçde cok kuvvetlendiği  yönünde.halkımızın yuzde 65’ı baskanlık sisteminin ülkeyi bölünmeye götüreceği  inancını taşıyor.Yüzde 50 hükümetin pkk ile mücadelede ve bu krizin yönetilmesinde başarısız olduğuna inanıyor.Pkk bunların siyasi uzantıları inkar edip yalanlama yoluna gitselerde halen  karakol basmakda erzurum cizre gibi yerlerde kendi polis teşkılatını kurup sorgulamalar, şantiye basmalar yapmakda bölgede egemen güç  olma hayalı ve arzularını kesintisiz devam ettirmekdedir.İktıdarın bu durum karşısında ne önlemler aldığı aklı  selim herkesin malumudur.

  •    Sayın Genel başkan açılım konusundaki  görüşleriniz nelerdir.?

–    Sayın Demirel; Acılım Akp’nin oylarını eritiyor..eğitim,sağlık,turizm,hukuk,yasalar,anayasa tartışmaları,tüm bu temel unsurlardaki olumsuzluklar ve hep süregelen tartışmalar ve neticesizlikler iktidarın oylarını eritiyor.Akp’nin oyları yüzde 38’i Chp ana muhalefetin yüzde 27’si  Mhp’nin yüzde 22’si Bdp yüzde 6‘sı diğerleri  yüzde 7’dir. Durum böyle olunca; yapılan mektuplaşmalardan barış değil,ortadoğu’da dış güçlerin  hararetle arzuladıkları bekledikleri muhtemel buyuk savaş hız kazanıyor. Öcalan’ın müdahil olduğu bu sözüm ona muzakere mektuplarından barış değil ortadoğu’da kanlı bir kardeş savaşının emareleri ortaya çıkıyor. Anadolu’da bir laf vardır; Güttüğü iki tane keçi ıslığı dağı taşı tutuyor’diye.Devlet bu tur diyaloglara bence girmemeli,çünki butür diyaloglarda devlet safiyane iyi niyetlidir mutlaka akan kanın bır an once durmasını istiyecekdir. Bunun maddi manevi boyutları çok büyükdür.

DSCF4728 180x125 B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj......Fakat devlet muhatap aldıklarının tam gözünün ortasına bakmalı niyetleri iyi okumalıdır. Çünkü devlet yönetimi boşluk kaldırmaz. Bu senaryonun altından orta doğuda sınırları yeniden belirleyecek kanlı bir senaryo çıkacağı apacık aşikardır,ortadadır. Bu projelerin altında bölgeyi  yeniden şekillendirmeye çalısan avuclarının içi kardeş kanı dolu emperyalistlerin ve onlara ülke içerisinden destek  verenlerin hayata geçirmeye çalıştıkları projelerin  yansımaları akıl ve izan sahibi herkesin  kolayca görebileceği şekilde  apacık _secık ortadadır. Bu projelerin arkasında  ortadoğuda  cetvelle yeniden sınır duzenlemeleri yapılmak isteniyor. Küçük küçük taşeron (b.o.p’sine hizmet eden b.o.p’nın çabuklaşmasını sağlıyacak devletcikler yaratılmaya bölüp parçalamaya islam dünyası coğrafyasını tek elden kolay yönetmeye,sömürü  düzenini daha rahat işler hale getirmeye çalışılmaktadır…).Bunun içinde Ulus Devletlerinde huzursuzluklar çıkarıp bunları şehir-site devletciklerı haline getirmek için bu senaryolar acımasızca sahne edilmekdedır. Kardeşi kardeşe acımasızca kırdırılmaktadır. Bütün bunların altında  enerji –petrol savaşlarının gizli yansımaları vardır. Dolayısıyle bu barış mektuplarının sonuc itibariyle barış adına yapıldıgı soylenen bu mektuplasmanın ve bu mektupların her bir satırından gelecekde akıtılacak kanların  damlatılacağı görülüyor. Barış  sürüreci adı altında Türkiyeye zaman kaybettirilmekde arka sokaklarda neler oluyor dedirtircesine başka oyunlar tezgahlanmaktadır.

Sayın Demırel; çözüm,öcalanla görüşmekte değil dini ve milli kimliği özümsemektir. Çözüm,bu ülkede yaşayan insanların kardeşliğine hürmet göstermek,onların bu ulvi özelliğini dikkate  almaktır. Çözüm,milli birliğimizin ve bütünlüğümüzün güvence altına alınmasıdır. Çözüm,milli kimliğimizi milli şuur ve bilinçle güclendirmektir.

  • Sayın Genel Baskan  son günlerdeki alevi-diyanet tartışmaları konusun da diyecekleriniz nelerdir? 

-    Sayın Demirel;diyanet türkiyemizin en büyük bütçelerinden birine sahip önemli bir kurumumuzdur.Bu ülkede çok şükür her semtde ve köyde camiler ve mescitler vardır.Son yıllarda cem evlerinin açılışı ve yönetilmesi bir hayli kolaylaşmışdır.Kiliseler havralar sinagoglar vardır.Türkiye laik bir ülkedir.Din ve devlet işleri birbirlerinden anayasa ve kanun hükümlerinde ayrıdır.Devleti ve cumhuriyeti kuranlar bunu böyle yapmışlardır.Ve de iyide yapmışlardır.Bu kurumları yönetenler çok dikkatli ilmi ve bilimsel davranmak ,bir konuda beyanat verirken çok dikkat etmek zorundadırlar ,çünkü;bu konular din konuları çok hassas konulardır,bilen  yöneten kişilerin cok hassas olma durumları vardır.Geçmiş zamanlarda bazı diyanet işleri başkanlarının yaptıgı talihsiz açıklamalar Türkiyemizi çok gerdigi anlar olmuştur maalesef,siyaset devlet kurumu ayrı ,din diyanet kurumu birbirinden çok farklı şeylerdir.Her ikiside birbirlerinden bağımsız yönetilirlerse mükemmel neticeler alınacaktır.Alevi vatandaşlarımıza gelince,bu kardeşlerimiz bu ülkede yüzyıllar boyunca bizlerle kader birliği etmişiz.

Beraber ağlamış beraber gülmüşüz,beraber ülke savunmasında cephelerden cephelere koşmuşuz,kader birliği etmişiz.Tabiki sayın demirel bir gerçek vardır insanı ve vicdanı,hiç kimse doğmadan önceki kazanımlarıyle degerleriyle yargılanamazlar.Suçlanamazlar.Günahtır.Ayıptır.Herkes dogdukdan sonra işlediği suçlarla yargılanır ,basarılarla ödüllendirilir.Bu doğmadan öncesini baglamaz.Yaratılanı yaratandan otürü sevmek lazımdır.Nasılki  ermenisi,rumu,yahudisi,hiristiyanı,asurisi keldanısı bizim vatandaşımız ise ülkenin yüzde 16’sını oluşturan alevi kardeşlerimizde bu ülkenin şerefli üyeleridirler.Bu kardeşlerimiz inanç ve ibadet ve örf adetlerini rahat bir şekilde yaşamak istemekdedirler ne bu ülkeden toprak istiyorlar nede ayrışıp bölünmek istiyorlar ,sadece ibadet örf ve adetlerini rahatça yaşamak istiyorlar.Devlet kendini meydana getiren ulus millet olmasını saglayan bütün  bireylerin fertlerinin hak,inanç  ibadet özgürlüklerini rahat bir şekilde yerine getirmelerinde yardımcı olmaya  onların istekleri dogrultusunda düzenlemeler yapmaya vicdanen ve insanen mecburdur.Bütün bunların inanç ve kültürlerinin oluşmasında,düzenlenmesinde,dizayn edilmesinde ayrım gözetmeksizin bütün fertlerine eşit şekilde hizmet etmek zorundadır.Bu ülkede yaşayan bütün fertler eşit haklara sahiptirler.Devlet hepsinin huzurunu ve haklarını teslim etmek zorundadır.Tabiki alevi vatandaşlarımızın inanç  ibadet ve  örf adetlerini güvenli bir şekilde huzur içerisinde yerine getirmelerinin temininde devlet geregini  yapmak zorundadır.Kısacası alevi vatandaşlarımızın bu ülkeye hiç bir zararları yokdur.Sadece inanç örf ve adetlerini güven ve huzur içerisinde yaşamak istemekdedirler.Bu türkmen kardeşlerimizin isteklerini devletimiz hiç endişeye kapılmadan comertçe karşılamak zorundadır.Bu dini ,vicdanı,insanı bir zorunlulukdadır.

  • Sayın genel başkan  gezi olayları hakkında neler söyliyeceksiniz….

-    Sayın Demirel; gezi olayları yıllardır Türkiyemizin iyi yönetilmediğinin ortaya çıkan bir  sonucudur.Vatandaşın ezilen bunalan insanımız ın “yeter artık söz benimdir,Çok bunaldım daraldım nefes almak ,kendıme gelmek istiyorum”diye haykırmasıdır. Millet  uzun suredir ben bilirim ben yaparım ben yaptım oldu bittiler den çok bunalmıştır. Gezi olaylarını başlatan gençler ezilen sesi bastırılan,adeta insan yerine konmayan daraltılan bunaltılan adeta nefes alması zorlaştırılan Türk insanının tercümanı olmuşlardır. Keşke bu olaylar başladığında yetkililer, otoriteler, gençlerin ne demek isdediklerini algılayabilselerdi, onlara olgunluk ve anlayışla husulet ve suhuletle yaklaşabilselerdi, inanın bu kırıp dökmeler olmaz, bir o kadar vatandaşımız ölmezdi, polislerimiz yaralanmazdı. Milli ve manevi  zararlarımız olmazdı. Büyük taraf öbür tarafı hoş görü ile karşılarsa zıtlaşma olmaz idi. Çok vahim  şeyler olmuştur. İnsanlarımız ölmüştür. Ateş düşdüğü yeri  yakmış, ülkeye bir inatlaşma yüzünden masumane istekleri  anlayamama yüzünden ülkeye ateş  düşmüştür. Siz insanlarımız susuyor diye herşeyi rahat rahat yapamazsınız , devlet yönetmek sabır istediği kadar hoşgörülü olmayı da gerektirir.Ben yaptım oldu bittiyle devlet yönetilmez. Totaliter yönetimlerde bile halka rağmen böyle şeyler olmaz. Kendi halkıyla ülkeye yönetenler zıtlaşamaz. Dünya kuruldu kurulalı böyle zıtlaşmalarda kazanan hep halk olmuştur. Gezi parkındaki gençlerin ellerinde silah yoktu. Onlar terörist değildi ellerinde sadece Türk bayrakları vardı. Keşke iktidar ve yöneticiler başlangıç da bu gençlerin ne istediğini anlayabilse yaklaşımlarını o yönde yapsalardı inanın ne kırma olurdu ne dökme,bundan hem millet hem devlet kazançlı çıkardı.Eğer diyalog yolu seçilse idi, bu gençlerin istediklerine bakarsanız kendileri için istedikleri en ufak maddi şeyler yoktur. Huzur ve güven istemektedirler. Halkın dikkate alınmasını isdemekdedirler. Ellerınde silah yoktur, Devlete karşı gelmemişlerdir. Bölücülük yıkıcılık yapmamışlardır. Kaldığı bu kırıldı döküldü denilen maddi zararları gençlerimiz yapmamışlardır, yöneticilerin kendileri anlayamadığı zıtlaşmaya girdiği başlangıçta durumdan yararlanmak isteyen araya giren provokatörler tarafından bu kırma dökme işlemi yapılmıştır. Gençler ellerinden geldiğince bu kişilere musade etmemıslerdır. Ama bunların ne demek islediğini başından beri anlamak istemezseniz, bastırma yolunu seçerseniz işte ortaya çıkan sonuç budur. Kendi ülkelerinde bir bakkala bile söz geçiremeyen iktidarlar hemen fırsatı ganimet bilip Türkiye’nin üzerine çullanmışlar, akıl vermeye yönetmeye çalışmışlardır. Oysa kol kırılır yen içinde bunlar benim insanlarım ne diyorlar bakalım dinleyelim denseydi bunların hiç biri olmazdı. İktidarın gezi ve sonrasından ders alıp aklı selime başvurup bu hazin olayları sevince ve mutluluğa çevirip gençleriyle barışıp yeniden dizayn etme, olumsuzu olumluya çevirme gücü ve kudreti vardır. Yeterki küçücük bir adım atılsın. Bu hiç zor değildir, yeterki istensin. Kaldı ki bu gençler devletlerinin kendilerinden özür dilemesini istemeyecek kadar büyük bir olgunluk ve aklı selime sahiptirler. Onların tek istekleri ülkelerinin bölünmesine mani olunmasını istemektedirler. İnsanca ve hakça adil insana insan gibi değer verilen bir yaşam tarzı istemektedirler. Ulvi ve olgundurlar… Devleti bu gençlerin isteklerine kulak vermek küçültmez tam tersine büyütür. İnanın bu böyle olursa bundan hem devlet-hem millet herkes karlı çıkar, dış devletler bizi örnek alır, herkesi bize imrendirir. Bunun mağlubu olmaz herkes galibi olur. Bu gençler makul ve mantıklı uyarılarının dikkate alınması istiyorlar. İsteklerinde en ufak bir bölücülük yıkıcılık kırıcılık yoktur. Devleti bölmek değil United yapısının korunmasını Cumhuriyet rejiminin korunup kollanmasını istiyorlar. Bize bizden başka dost yoktur. Biz birbirimizi anlayalım hoş görü ülkemizde hâkim olsun hataları görelim, inanın yarınlar o zaman bir başka güzel olur. Bu gençlere kızmayalım, onlara aklımızı basımıza getirdikleri için teşekkür edelim, onları Cumhuriyete, millete, sahip çıkan gençler oldukları için kutlayalım.

  •         Sayın Genel Başkan, Milliyetçilik konusundaki düşünceleriniz nelerdir, bu konuda neler söyleyeceksiniz…

-     Bugün bu ülkede çok kısa zaman önce daha dün her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alıyorum diye ifadeler sarf edilmiştir. Sayın Demirel Bu zamanda elbirliği, ağız birliği, güç birliği etmişçesine Türk milliyetçiliğine saldırılar adeta sıyası fanteziye dönüşmüştür. Milliyetçiliğimize saldırıyorlar. Milliyetçilik bir toplumun tutkalıdır… Milliyetçi bir toplumu yıkamazsınız. konfıcyusa bir milleti yıkmak için parasını mı dilinimi diye sorduklarında aldıkları cevap ‘dili’ olmuştur. Büyük bir tutku ve azgın bir ıslahla milliyetçiliğimize saldırı vardır. Anadolu insanı akın akın sabah ezanı ile uyanmaktadır. Türküm demek milli, müslümanım demek dini kimliğini gururla, onurla şükürle ifadesidir… Türklük milli kimliktir. Üst kimliktir. Bu, ülkede yasayan kıblesi beytullah olan herkesi kapsar. Azınlık olanlar içinde gerek milli gerekse dini kültürümüzdeki zorlamasız müsamaha ikliminde sonsuz bir güvencede yasamayı ifade eder. Herkes, etnik kimliğini, mezhebini, aidiyetini dayatmadan her turlu zengin birikimini bu ülkede özgürce yasamalıdır. Bunun önündeki engelleri bertaraf etmek, insanı, milli ve dini bir vecibedir…

DSCF4721 180x125 B.A.D.H.P Genel Başkanı Sn. Sabri ÖRNEK ile Özel Röpertaj...... Birlik ve bütünlüğümüz tehlikeli bir viraja doğru gitmektedir. Ülke devlet ve millet bütünlüğü ciddi tehlike ve tehdit altındadır. İlgililerin ilgisizliği bilgililerin bilgisizliği ülkeye sürekli kan kaybettirmektedir. Gelinen noktada gerçekleri görüp kitabın tam ortasından konuşmayı gerektirmektedir. Oy kaygısı ile söyle böyle konuşmak bizi tehlikeli girdaplara götürmektedir. Bu artık apaçık ortadadır. Türk milliyetçileri Türk milletinin bayraktarlarıdırlar. Milliyetçiliği ayaklar altında değil bas üstünde tutmak gerekir… Türk milleti yıllarca yürek burkan kara günler yasamıştır. Bu bir milletin mukadderatı olamaz. Milliyetçiler her zaman Türk milletine doğruları söylemişlerdir. Bugün yasadıklarımızı geçmiş yıllarda milliyetçiler söylediği için zindanlarda yasamışlar işkenceler görmüşler ve gencecik insanlar darağacına gönderilmişlerdir. Bu yasadığımız günleri ta o zamanlar milliyetçiler görmüş ve doğruları söylemenin bedelini darağacında ödemişlerdir. Kanlı ve içerisi irin dolu koalisyonlardan bir an önce vaaz geçip çark edip milliyetçilerin sesine kulak verilirse, o zaman iyi günlere şahit olmak uzak bir ihtimal değil. Gerçeğin ta kendisi olacaktır… Milliyetçiler inandıkları değerler için hiç bir zaman dünyalık şan şöhret, zenginleşme, ikbal aracı hiç bir zaman olmamışlardır… Yaratılanı severiz yaratandan ötürü anlayışı onların hayat felsefeleridir. Aksine ırkçılığın, faşizmin, her turlu emperyalistin karsısında dik duran asla teslim alınamayan sarsılmaz kalelerdir. Siz durup durduğunuz yerden nasıl milliyetçiliği ayaklar altına alacaksınız… Böyle kalelere durup dururken nasıl dil uzatacaksınız. Bunlar sadece ve sadece baş tacı edilmeye layıktırlar… Bu millet kahramanlarını asla unutmazlar. Dedem korkut hikayeleri bin yıllar boyu bu milletin kahraman evlatlarının dillerinde zevkle anlatılmıştır. Bu millet 2000 yıl öncelerinden gelen bir asalet ve geçmişe sahiptir… Geldikleri yollardan bugün kendileri ile yasayan azınlıkları hıc bir zayiata meydan vermeden kendi canlarından azız bilip onları emaneti kabul edip bugün beraberce huzur içinde yasamakdadırlar… Bu kadar koklu geleneğe sahip geçmişlerine saygı duyulması gereken azız bir millettirler. Onun içindir ki zehirli yılanla aynı çuvala girmeden önce bir değil bin kere daha düşünmek gerekir.

Unutulmamalı ki  zehirli yılanla aynı çuvala girenler o çuvaldan iki dilli yılan olup öyle çıkarlar.

  •      Sayın Genel Başkan ekonomi konusundaki görüşlerinizi alabilirmiyim mümkünse?

-   Sayın Demirel; bugün Türkiye ekonomisi kotu yönetilmektedir… Ekonomi insan içindir. Ekonomi ile ilgili değerlendirme ve yorum yapılırken dikkat edilmesi ve önem verilmesi gereken konu ekonominin siyasetle sıkı sıkıya bağlı olduğu gerçeğidir. Lakin gerçek olan bir şey var, bugün ülkemizde bunun ekonomi ayağı maalesef yoktur… Türkiye’de sıyası olaylar günlük, hatta saatlik değişebilen faktörler olduğu için ekonomi ayağı olan faktörler bundan çok olumsuz etkilenmektedir. Dünya’da 2008 yılında başlayan ve hala palyatif girişimler nedeniyle hala çözülemeyen ve giderek artan bir dünya çapında ekonomik bir kriz var. Günü, anı kurtarmaya yönelik çok kısa vedalı politikalar çözümü getirmemektedir. Ekonomi adeta ıllızyonıst-el çabukluğu marifet yöntemiyle yönetilmektedir. Türkiye de son 8-9 yıldır dış borçlanmaya dayalı (çoğunluğu reel sektör ve borsa olmak üzere)sanal bir refah yaşanıyor. Bunun neticesinde üretimdeki ara malı ithalatı üretilen urunun yüzde 73 değerine ulaşmış bulunmakta, ithalatın ihracatı karşılama oranında yüzde 53-61 oranında değişmekteki, çok riskli bir durum söz konusu olmaktadır…

Bugün Türkiye’mizin en büyük sorunu istihdam konusunun gerçekçi ve kalıcı olarak çözümlenememesidir. Türkiye’nin gerçekçi büyük sanayi yatırımlarına acil ihtiyacı vardır. Buna bağlı olarak da turkıye2n reel olarak her yıl yüzde 8-7 en az büyümesi gerekiyor ki, bu sorunlarımızın bir kısmını çözebilsin, döviz fiyatlarındaki ya da giriş çıkışlardaki anı oynamalar ekonomi için büyük risk oluşturmaktadır. 2003 tarihinden itibaren dış borçlanmaya dayalı sanal bir refah ortamı oluşmuştur… İnsanlarımız borçlanma yoluyla elde ettiği kazanmadığı parayı lüks tüketime harcama alışkanlığına yönlendirildi. Borçlanma yoluyla edinilen sanal refahın maliyeti rakamlara döküldüğünde, hane halkı borcu 9 katrilyon liradan 2012 sonu itibariyle,290-300 katrilyonlara ulaşmıştır. Ülkemizde 2002 yılında kayıtlı çalışan sayısı22 milyon 350bın kışı iken 2012 sonu itibariyle 23.5 milyon kişi olmuştur. Aynı surede Türkiye’nin artan nüfusu 8 milyondur. İs gücüne katılan oranı aynı surede yüzde 53 olarak hesaplarsak bu surecde1.5 milyon kısının ıs bulup çalışması gerekiyor olması lazım yaklaşık 3 milyon kışı ıs gücüne katılamamıştır. Aynı süreçte ülke içerisinde üretilen, üretilmesi gereken malların, ara malların yaklaşık yüzde 73’u ithal ikame ile karşılanmıştır. Aynı surede, kamu borcu gsmh’nın yüzde 40’ını ihtiva etmekte, aslında bu rakama yap-islet-devret ile gelirleri özelleştirilen bazı kamu kuruluşları dahil değildir. Onları da eklediğimizde bu oran yüzde 44 oranındadır. Ekonomi siyaseti boşluk kaldırmaz, toplumdaki değişim talepleri marjinal hatta a narsıst gurupların eline geçmeden bir an önce çareleri yapılması gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomi gündem değiştirmelerle unutturulmaya çalışılmaktadır. Bugün günümüz Türkiye’sinde ülkemizde Sayın Demirel, maaşla geçinenlerin yaklaşık yüzde 25-30’u asgari ücret almakta, yaklaşık nüfusumuzun yüzde 10 yüzde 15 kesimi hıc bir yerden geliri olmadan çeşitli yardımlarla geçimini sağlamaktadır ve bu durum adeta belediyeler ve iktidar tarafından yardımla geçinen toplum yaratılmaya caba sarf edilir hale gelmiş bu oran gittikçe büyütülmektedir. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 15’ının üzerinde bir kesim açlık sınırının altında yasamaktadır. Gerçek ıssızlık rakamları yüzde 23 çıvarındadır. Bu rakamda gittikçe artmaktadır. Bugün ülkemizi yönetenler kotu ekonomik yönetimden dolayı sanayi ve teknolojide değişim ve gelişime ayak uyduramaz hale gelmişlerdir. Bu da Türkiye, iki yönlü olarak hem istihdam hem de küresel bazda rekabet yönünde zorlamaktadır… Yüzde 23 olan ıssızlık oranı 18-45 yas arasındadır. Bu toplumumuzun en dinamik yas arasındadır. Bu durum çok vahımdır. Bir an önce çaresine bakılmalıdır… Bireyler arasında adaletsiz bir gelir dağılımı vardır… Ya çok zengin ya da çok fakır… İkisinin ortası yoktur.İssizler ordusuna ülkemizde Sayın Demirel 750 bin civarında insanımız ıssız olarak eklenmekte iktidar bunun çarelerini bulmakta aciz içerisinde kalmaktadır. Dış borç toplamı 475 milyon dolar çıvarındadır, yaklaşık bu borca aylık 1.5 milyar çıvarında faiz ödenmektedir. Bir an önce ileri teknoloji içeren sanayi yatırımlarına yönelinmelidir. Mevcut ekonomi uygulamaları politikaları bu tıp yatırırımlar yeterli değildir. Yerli üretim olmadığı için ülkemiz adeta ithalat cenneti haline getirilmiştir. Sayın Demirel, bunun için ekonomimizin rasyonel olarak isleyebilmesi için gerekli mevzuat değişiklikleri de buna paralel olarak düzenlenmelidir. Çünkü Türkiye ekonomisi, özellikle reel sektör, finans sektörüne adeta teslim edilmiş durumdadır. Çok acil, dünya ve ülke gerçeklerine uygun yatırım-istihdam-üretim dengesini sağlayacak uygulanabilir ekonomi politikalarına ihtiyaç vardır…

  •   Sayın Genel Başkan, partiniz büyük Anadolu Diriliş Hareketi Partisi bu kadar sıyası parti varken neden ihtiyaç duyuldu da kuruldu…

-  Sayın Demirel;ülkemizde  mevcut sıyası partiler arasına partimiz 20.12.1012 tarihinde değişik hayat kesimlerinden ve politik görüşlere sahip 38 vatansever arkadaşımız tarafından kurulmuştur..onlar benim çok saygıdeğer kıymetli yol arkadaşlarımdır..bu vesile ile onlara Türk siyaseti adına şükranlarımı sunuyorum..böyle kutsal ulvi bir yürüyüşe çıktıkları için  onları kutluyorum…partimiz gelişen ülke şartlarında,bir zaruretten doğmuş olup,kotu gıdı sata siyaseten dur diyebilmek ülkemiz insanına vefa borcunu ödemek faydalı olabilmek için  Türk siyaset  tarihindeki şerefli yerini 20.11.2012  tarihinde içişleri Bakanlığı’nın onayı ile almıştır..tarihi bir misyonu yüklenmek için ilk adımını rahman ve rahim olan Allah’ımın izni ile atmıştır..kısa adı, b.a.d.h.p’dir…(Büyük Anadolu Diriliş Hareketi Partisi’dir)halkın partisidir.Türk siyaset tarihinde tabir edilen dört sıyası politik eğilimi kucaklayan milliyetçi muhafazakar bir partidir….Atatürk ilke ve inkılaplarını,cumhuriyet rejiminin ve devletin bölünmez bütünlüğünün ve devletin unıter yapısının  korunması esası düşüncesi ile toplumun  bağrından doğmuş olma şuuru içerisinde  özel ve en yüce bir güç ve seviyeye ermesi iç ve dış tarihi-sosyolojik-politik şartları göz önünde tutmayı ihmal etmeksizin ülkemiz ve milletimizin manen ve maddeten en iyi en doğru,en  güzel ve en yüce bir güç ve seviyeye ermesi kimliğinin,bağımsızlığının ,bütünlüğünün ve tüm haklarının tam  anlamıyla korunması böylece bugünün un ve yarınının güvence altına alınması,insanlığa katkısının geçmişte olduğu gibi,günümüzde ve gelecekte hıc bir ülkeninkinden geri kalmamak üzere,en yüksek dereceye çıkarılması amacını taşıyan bu amaca varmak için,kişilerin haklarını en geniş kapsamıyla tanımanın ve gelişimlerini sağlamanın mutlak gereğine  ve önemine inanan,daima gerçeğe değer vermeyi ilke edinen bilime dayalı düşünceler çerçevesinde ilerlemeyi metot bilen,sıyası bir kuruluştur…sayın Demirel,partimiz  insan merkezli siyaset izlemeyi prensip edinmiştir.Bu nedenle,bu bağlamda,yeni siyasetin adı ve hedefi birlikte ‘dır.Diriliş,birlik,dirlik,dirilik  hareketidir,halkın hareketidir. Bunda adı büyük Anadolu Diriliş Hareketi’dir.yeni bir Türkiye vaat ediyoruz.ilimde ,bilimde,teknolojide,hukuk’da sosyal yaşantıda kısacası insanın olduğu her yerde Rönesans vaat ediyoruz.Büyük Türkiye,ötekinin berikinin olmadığı bizim olduğumuz,biz diye yasayanların huzur içerisinde yaşayacağı,sosyal adaletin güçlü olduğu,hukukun ustun kılındığı,sanayide ,teknolojide ilerleyen,refah içinde,komşuları ve küresel  dünyada saygın ,otoriter büyük Türkiye,güçlü Türkiye vaat   ediyoruz,yeni bir  Türkiye vaat ediyoruz..bütün bunları program  ve tüzüğünüzde açıklanmış olup her gecen gün  aramıza katılan kıymetli yurtsever yol arkadaşlarımızla yerine getirmeye rahman ve rahim olan rabbimiz adına inşallah söz veriyoruz…rabbim yar ve yardımcımız olur  inşallah Bu hareketimizde Türkiye’mize  hayırlı olur inşallah amin.Halk için halka rağmen değil,halk için halkla birlikte prensibini benimseyen partimiz ülkemizde demokratik düzenin,tüm özellikleri ve gerekleri ile gelişme sürecini tamamlayabilmesi için,insan hak ve özgürlüklerinin tümüyle teminat altına alındığı ülke  yönetiminde hukukuna üstünlüğü ilkesinin egemen  kılındığı düşünce özgürlüğünün tüm uygulamalarıyla,sağlandığı,insanlık onuruna yaraşır bir kamu düzeni ve toplum hayatının islerlik kazandığı bir demokratik cumhuriyet olmanın gerekliliği kanaatindedir…..sayın Demirel,partimiz bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken obur yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yasamakta olduğu yoksulluklardan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını,orta sınıfın yeniden guclendırılmesını,ıssızler,kımsesızler,gucsuzler,yetımler,engellıler,bakıma muhtaç kimseler,ile kadın ve çocuk ve yaslıların insanca yasayabilme imkanlarına kavuşturulmasını zorunlu görmektedir.ekonomi insan içindir,insan için yapılır.Siyaset ülke refahını arttırmak için yapılır…bizim ekonomi anlayışımız  üretimin arttırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır….dolayısıyla,üretim ve rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım en temel hedefimiz olacaktır.devlette  yozlaşmaya yol açan,kayırmacı,gurupçu,partizan yapılanmaları,yok edip üretimi ve hizmeti değerlendiren,bilgiyi,bilimi öne çıkaran,hukukun üstünlüğünü esas alan bir idari ve ekonomik yapılanmayı öncelik olarak görüyoruz ve tesis edecegız…

  •  Pekı, Sayın  Genel Başkan  dıs polıtıkanız nasıl olacaktır?

    –  Sayın Demırel,cumhurıyetımızın kurucusu Mustafa Kemal Ataturk buyuk önder’yurtta barıs,dunyada barıs dırektıfı,dıs polıtıkamızda esasdır.partımız ulkemızın tarıhı,cografı,kulturel ozellıklerı ıle jeopolıtık ve satratejık ve sosyolajık konumunu dıkkate alan bır dıs polıtıkanın ızlenmesı ve uygulanmasını ongormektedır.dıs polıtıkamızda,ulusal cıkarlarımzı ve uluslararası ılıskılerdekı karsılıklılık esasını gozeten,on yargılardan uzak,dıyaloga acık,bolge ve dunya barısına katkıda bulunmak ıcın azamı gayret gosteren tutarlı,sevıyelı,vakur,etkın bır dacranıs sergılenecektır.Kıbrıs mıllı bır davamızdır. Kıbrıs polıtıkamızın temelı,ulkemızın ulusal cıkarları ıle kıbrıs turk halkının huzur ve guvenlıgının garantı altında tutma esasına dayalıdır.Ortak tarıh ve kulturel degerlere sahıp bulundugumuz komsu ulkeler ıle turk cumhurıyetlerı ve ıslam ulkelerıyle kulturel sosyal,ekonomık ve sıyası ılıskılerımızın guclendırılmesı onemlı hedeflerımızdendır.Turkıye bolgesınde ve dunya’da barıs ve huzur ortamının korunması ve guclendırılmesıne katkıda bulunan en onemlı devlettır. Koklu devlet geleneklerı ve goreneklerı vardır.bu olguyu guclendırmek ,onurlu,guclu bır dıs polıtıka yurutmek en buyuk hedefımızdır.dıs polı tıkada  sureklılık esas  alınacak ve uygulanacaktır.

  •   Pekı ıc polıtıkanız ne ve nasıl olacak sayın Genel Baskan?….

- Ülkemızde tıkanan sadece ulkenın saglıklı yonetımıne ımkan vermeyen sıyasal sıstem ve onunla baglantılı yurutme carkı degıldır…toplumumuz ozguven duygusunu kaybetmeye baslamıs,yılgınlık,genc kusakların ıcerısıne suruklendıgı umıtsızlık,gelır dagılımı basta olmak uzere hayatın her alanında  kendını gosteren haksızlık,adaletsızlık,ıssızlık gıderek yaygınlasan yolsuzluk ve yoksulluk  hep cogalmakta,gıderek buyumustur..ıste buyuk anadolu dırılıs hareketı partısı bu ortamda bır zaruretten dogmustur.ınsanlarımızın ıcerısınde bulundugu bu durumları duzeltmek en buyuk  arzumuzdur.Bızım ıcın halka hızmet sereftır,Şereflerın en buyugu olacaktır. Dıbı sonu bellı olmayan ıcı bos gundem degısıklıklerıyle ulkeye zaman kaybettırılmektedır.bızım bu ulkenın bır sanıyesının bıle bosa gecırılmesıne tahammulumuz yoktur.en buyuk potansıyelımız kendı ınsanımızdır.dolayısıyle  ıcerıde ınsanımızın huzur ve refahını yukseltmek ıcın huzur ve guven seferberlıgı ılan edecegız..ınsan falıyetlerı ve dolayısıyle bu falıyetlerın verımlı bır sekılde yapılması huzura ve barısa baglıdır,,ınsan falıyetlerı kurumsal  yapıların etkısı altındadır..yanlıs ve kotu ısleyen kurumlar en buyuk potansıyelımız olan ınsan enerjısının ısraf veya yok edılmesıne neden olur. Kurumlar ıyı yapılanmıs ve ıyı ıslıyor ıse,ınsan faalıyetlerınde verımlılık artar,toplumsal bır sınerjının olusmasına katkı saglar, bu bakımdan karsılıklı guven ve ısbırlıgıne,demokratık ve yapıcı rekabete dayalı bır kurumsal,kultur ve yapılanma temel hedefımızdır.bız ıc polıtıkamızda kavgacı bır partı olmıyacagız,mıllet artık kavga ıstemıyor… mılletın yeme,ıcme,barınma,guvenlık ve gelecek endıselerı vardır.Bız hastalıgı bılıyoruz,kavgaya ayıracak zamanımız  olmadıgını ve bunun gereklı olmadıgınıda bılıyoruz. Bızım tum zamandaa ısımız  sadece mılletın yeme ıcme barınma ıs as  ve gelecek endısesı sorununu kafasından sılıp atmak olacaktır,ınsallah….

Pekı Sayın Genel Baskan cogu ıktıdarın onceden  flortn edıpde sonradan cokm cabuk dısladıkları ve fıkırlerıne ve onerılerıne asla tahammul bıle edemedıklerı sıvıl toplum orgutlerı sendıkalae v.s. bunlarla ılıskılerınız nasıl olacak…?

 

Sayın Demırel; sıvıl toplum ne kadar gucluyse devlet de o kadar gucludur.bakınız,genel cercevede bakıldıgı zaman gelısmıs ve guclu sıvıl toplumlar,gelısmıs devletlerde vardır.gelısmıs guclu devletler de gelısmıs guclu sıvıl topluma sahıp ulkelerde vardır,bu noktadan hareketle bu ıkı yapının bırbırını destekledıgını ve guclendırdıgını bılıyoruz..onun ıcın sıvıl toplum orgutlerının onerı ve fıkırlerıne hurmet  gosterecegız daıma dıkkate alacagız,onların onerılerını sıyası ıktıdarın bır pusulası olarak gorecegız….bız ıktıdara geldıgımızde bu organızasyonların guclendırılmesıne hep katkı yapacagız,cunkı devlet  olarak adlandırdıgımız organızasyon toplumun en buyuk ve en guclu organızasyonudur.bır ulkede devlet ne kadar etkınse ne kadar basarılı ıse ne kadar ıyı organıze olmussa bu o ulkede yasayan ınsanların organıze olabılme kabılıyetlerını gosterır….ıyıbır mahalle dernegı kurabılen bır toplum,ıyı ve gelısmıs bır devlet kurma yetenegı gelıstırebılır demektır…bu sebeple stk’lar ,sendıkalar v.s.bızım ıcın cok onemlı ve gereklı kurumlar olacaktır…bızler butun farklı gurupların farklılıklarına saygı duyacagız…bunun gereklılıgıne ınanıyoruz……

 

  •        Sayın Genel Başkan medya ıle ılıskılerınız nasıl olacak?ıktıdarlar genelde Basın yazılı-sozlu ve son zamanlarda ıletısım ve bılısım araclarının yardımı ıle gelıp sonradan bunlardan cabuk kopuyor, adeta  hasım ılan edıyorlar sız buna ne dıyorsunuz?

   -   Sayın Demırel;Anadoluda bır laf vardır,ekşi gorukmu yedın karnım agrıyacak dıye korkuyorsun denır.Herkes ısını duzgun yapar ıse neden herkes bırbırınden korksun.Eger sız ısınızı duzgun yapmazsanız,bu yanlıslarınızı anlatan lara neden  kızacaksınız kı,sen ısını dogru yap herkesde senın dogrularını anlatsın degılmı?Medya ıletısım aracları toplumsal gelısmede onemlı rol oynayan,demokratık sıstemın vazgecılmez unsurlarıdır.medya organlarının dusunce ve haberlesme ozgurlugunun gereklerını yerıne getırmesı,hızmetlerının kolaylastırılması hukuk devletının geregıdır.bız bunu en ıyı sekılde saglıyacagız.bız hatalı ısler yaparsakn onlarda bızı elestırırse bızde onlara bızı uyardıkları ıcın tesekkur edecegız,kavga etmıyecegız,ozgur bır basınımız oldugu ıcınde onlarla gurur duyacagız…..

  •        Sayın Genel Baskan  sağlık ve egıtım konusunda neler yapacaksınız?

- Sayın Demırel;saglıkda ne kadar tuketırsen o kadar saglıklısın anlayısı yanlıstır.sağlıga ayrılan kaynaklar arttırılacak ve etkin kullanımı sağlanacak,ulusal saglık polıtıka ve stratejılerı suratle ve ıvedı hayata gecırılecektır. Saglıkta tedavı edıcı hekımlık yerıne koruyucu ve önleyıcı hekımlığı ön plana çıkaracağız,ana ve cocuk saglıgı ve egıtımı saglıkta en ıvedı hedefımız olacaktır.0-6 yas arası cocukların saglıklı beslenmesı ıcın ulusal beslenme programları hayata gecırılecektır.buyuk olcude dısa bagımlı ılac ve tıbbı teknolojı alanında ulusal bır stratejı olusturup yasama gecırecegız.egıtım konusuna gelınce sayın demırel;bız egıtımı,egıtım kurumlarında surdurulen  faalıyetlerın otesınde,egıtım cagındakı ınsanlarımızın yasamlarının butununu kapsayan bır surec olarak goruyoruz.genclerımızın hayatı dershaneler ,kurslar ve sınavlarla gecıyor,bız onları hayatın pratıklerınden koparmamak  ıcın,hayatla ve tabıatla ıc ıce yasayacakları ortamları hazırlayacak duzenlemelerı suratle yapacagız..Genclerımızın ana okulundan ta unıversıte son sınıfa kadar yeterlı beslenme ve yeterlı egıtım arac-gereclerının temınını saglıyacagız..ogrencılerın okul-dershane ıkılemınden kurtarıp egıtım ve ogretım ıhtıyaclarının okul catısı altında karsılanmasını saglıyacagız.. Eğitimde fırsat eşitliğini saglıyacagız….

  • Pekı çevre konusundakı çalısmalarınızı ögrenebılırmıyız….

       -  Tabiki Sayın Demirel; Bız cumhurıyet tarıhının en kapsamlı cevre programını baslatacagız.Çevre bılıncının aıle,okul,toplum,medya boyutlarıyle gelıstırılmesını saglıyacagız…cevre bılıncının gelecege yonelık olarak egıtımle gelıstırılmesının yanı sıra kullanılan toprak,ısyerı,ev,toplu yasam alanlarında her tur yatırım ve yapımda,tuketım arac ve gereclerınde,tuketılen yıyecek ve ıceceklerde,tuketılen hava,su ve yesıl alanlarda denızlerde cevreyı ve dogayı korumaya ozen gosterecegız.

  • Pekı Sayın Genel Baskan bıze vaktınızı ayırdınız  cok tesekkur ederız..son olarak soyleyecegınız bır seyler varmı…?

- Bende sıze cok tesekkur edıyorum.Burda bır kere daha  şöyle söylemek ıstıyorum bu topraklarda yasayan ınsanlarımız,herkes su bu ayırt etmeksızın bızım ınsanlarımızdır…bız onların farklı gelenek goreneklerının  demokrasının  beraber yasamanın bır ozellıgı ve guzellıgı olarak goruyor,ınsanımızın herseyın en mukemmelıne en ıyısıne layık olduguna ınanıyor, huzur bolluk ve bereket dolu ,barış içerisinde günler nasıp etmesini Cenab-ı Allah’tan nıyaz ediyorum.Tesekkur ediyorum .Sıze saygılarımla..

ANKARA KEYİF Haber Ajansı. Tüm hakları saklıdır.


334 views

Hakkında AnkaraKeyif

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*


− 6 = üç

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>